PROFESYONEL ARABULUCULUK HİZMETLERİ
Tazminat Hukuku

12. Yargı Paketi: Tazminat Hesabı, Faiz ve Mahsup Uygulamasında Yeni Dönem

05.08.2026 178 okuma
12. Yargı Paketi: Tazminat Hesabı, Faiz ve Mahsup Uygulamasında Yeni Dönem

31 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi kapsamındaki 18. madde ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 55. maddesine iki yeni fıkra eklendi. Bedensel zararlar (çalışma gücü kaybı) ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıç tarihini ve tahkikat öncesi yapılan ödemelerin mahsubunu yeniden düzenleyen bu kanuni değişiklik, hem adli yargıdaki davaları hem de dava şartı ve ihtiyari arabuluculuk süreçlerini doğrudan etkileyecek nitelik taşıyor.

KAZANÇ DÖNEMLERİNE GÖRE FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ

Öncesi (Eski Uygulama):

6098 sayılı TBK ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, haksız fiilden (trafik kazası, iş kazası vb.) kaynaklanan bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz, kural olarak haksız fiil / zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren işletilmekteydi.

Ancak aktüerya hesaplamalarında tazminat iki temel döneme ayrılır:

  1. Bilinen (İşleyen) Dönem: Olay tarihinden hesap tarihine kadar geçen süre.

  2. Bilinmeyen (Gelecek) Dönem: Hesap tarihinden itibaren zarar görenin muhtemel yaşam süresi sonuna kadar olan süre.

Eski uygulamada, henüz gerçekleşmemiş ve gelecekte doğacak olan "bilinmeyen dönem" tazminatına da olayın meydana geldiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi; tazminat hukuku ilkeleri açısından "sebepsiz zenginleşme" ve "henüz muaccel olmayan zarara faiz yürütülmesi" tartışmalarına yol açmaktaydı.

Yeni Durum (31.07.2026 Sonrası):

TBK m. 55’e eklenen ilk fıkra ile faiz başlangıç tarihleri net bir ayrımına tabi tutulmuştur:

  • Bilinen Dönem Tazminatı İçin: Kazancın bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına, haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz işletilecektir.

  • Bilinmeyen Dönem Tazminatı İçin: Kazancın bilinemediği geleceğe ilişkin döneme ait hesaplanan tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir.

Ne Anlama Geliyor?

Artık aktüerya raporlarında geleceğe dönük hesaplanan tazminat tutarlarına olay tarihinden itibaren geriye dönük faiz yürütülmeyecek; bu tutarlar için faiz ancak mahkemenin/hakemin karar tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Böylece faiz yükü dengelenmiş ve haksız faiz birikiminin önüne geçilmiştir.

2. TAHKİKAT ÖNCESİ YAPILAN ÖDEMELERİN MAHSUBU (ORANSAL MAHSUP İLKESİ)

Öncesi (Eski Uygulama):

Zarar gören kişiye veya yakınlarına, dava veya soruşturma öncesinde (özellikle sigorta şirketleri veya zarar veren tarafından) yapılan kısmi ödemelerin nihai tazminattan nasıl düşüleceği hususunda uygulamada ciddi yeknesaklık eksikliği ve karmaşa bulunmaktaydı.

Yargıtay kararlarında ödemelerin mahsubu zaman zaman ödeme tutarının güncellenmesi, zaman zaman nominal değer üzerinden düşülmesi veya asgari ücret artış oranlarına göre güncellenmesi gibi farklı yöntemlerle yapılmaktaydı. Bu durum, enflasyonist ortamda yapılan ön ödemelerin değer kaybetmesine ya da tazminat alacaklısı/borçlusu aleyhine dengesiz sonuçlar doğmasına sebep oluyordu.

Yeni Durum (31.07.2026 Sonrası):

TBK m. 55’e eklenen ikinci fıkra ile mahsup yöntemine kanuni bir standart getirilmiştir:

"Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir."

  • Yeni Yöntem: Dava açıldıktan sonra tahkikat aşamasına geçilinceye kadar yapılmış olan ödemeler, yapıldığı tarihteki toplam tazminat değerine oranlanacak ve nihai tazminat tutarından bu oran üzerinden mahsup edilecektir.

  • Örnek: Ödeme tarihinde hesaplanan toplam tazminat 1.000.000 TL iken borçlu/sigorta 250.000 TL ödeme yapmışsa (yani zararın %25'ini karşılamışsa); yargılama sonunda nihai tazminat ne hesaplanırsa hesaplansın, nihai tutardan %25 oranında mahsup yapılacaktır.

Karşılaştırma Özet Tablosu

Düzenleme AlanıEski Uygulama (Öncesi)Yeni Düzenleme (TBK m. 55 Değişikliği)
Bilinen Dönem FaiziOlay / Haksız Fiil Tarihinden itibarenOlay / Haksız Fiil Tarihinden itibaren
Bilinmeyen Dönem FaiziOlay / Haksız Fiil Tarihinden itibarenKarar Tarihinden itibaren
Ön Ödemelerin Mahsubuİçtihatlara dayalı farklı güncelleme / nominal düşme yöntemleriÖdeme tarihindeki tazminat miktarına göre "Oransal Mahsup"

Arabuluculuk Süreçlerine ve Sigorta Uyuşmazlıklarına Etkisi

31 Temmuz 2026 tarihli bu yasal düzenleme, özellikle ticari ve iş hukuku arabuluculuğu ile sigorta uyuşmazlıklarındaki arabuluculuk görüşmelerini doğrudan etkileyecektir:

  1. Uzlaşma Masasında Belirsizlik Giderildi: Mahsup yönteminin kanunla "oransal" olarak netleştirilmesi, arabuluculuk müzakerelerinde tarafların (özellikle zarar görenler ile sigorta şirketlerinin) tazminatın net miktarı üzerinde anlaşmasını kolaylaştıracaktır.

  2. Faiz Hesabında Öngörülebilirlik: Bilinmeyen dönem faizinin karar tarihine çekilmesi, arabuluculuk masasında borçlu tarafın faiz riskini öngörebilmesini sağlayacak ve tarafları dava açmak yerine arabuluculuk masasında el sıkışmaya teşvik edecektir.

  3. Erken Ödemelerin Teşviki: Tahkikat öncesi yapılan ödemelerin oransal olarak net bir şekilde mahsup edilecek olması, zarar verenleri ve sigorta şirketlerini dava öncesinde/arabuluculuk aşamasında ödeme yapmaya teşvik edecektir.

Sonuç

  1. Yargı Paketi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinde yapılan bu düzenleme, tazminat hukukunda uzun süredir tartışılan faiz ve mahsup kargaşasına son vermeyi hedeflemektedir. Hem yargılama süreçlerinde hem de alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan arabuluculukta hakkaniyetli, öngörülebilir ve şeffaf bir hesaplama dönemine girilmiştir.

Yazıyı paylaşın