PROFESYONEL ARABULUCULUK HİZMETLERİ
Kira Hukuku

Yargıtay Kararı: Dava açma hakkı doğmadan önce arabuluculuk başvurusu dava şartını yerine getirir mi ?

07.08.2026 101 okuma
Yargıtay Kararı: Dava açma hakkı doğmadan önce arabuluculuk başvurusu dava şartını yerine getirir mi ?

1. Giriş ve Uyuşmazlığın Arka Planı

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen düzenlemelerle kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir. Ancak uygulamada, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 350. maddesi uyarınca açılan "İhtiyaç Nedeniyle Tahliye" davalarında dava açma süreleri katı dönemsel kurallara tabi olduğundan önemli bir tereddüt ortaya çıkmıştır.

Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) Hukuk Daireleri arasında şu soru etrafında uygulama ve görüş uyuşmazlığı baş göstermiştir:

Kiraya veren, henüz TBK m. 350 uyarınca tahliye davası açma süresi/hakkı doğmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunur ve fakat arabuluculuk süreci dava açma süresi içerisinde tamamlanıp son tutanağa bağlanırsa, dava şartı olan arabuluculuk süresinde yapılmış sayılır mı?

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu’nun uyuşmazlığın giderilmesi istemi üzerine dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi önüne gelmiştir.

2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15.06.2026 tarihli ve 2026/2725 E. - 2026/3805 K. sayılı kararında uyuşmazlığı incelerken temel olarak şu üç hukuki dayanağa dikkat çekmiştir:

  1. Arabuluculuk Tamamlama Süresi (6325 S.K. m. 18/A-9): Kanunda arabulucunun kendisine verilen başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandıracağı, bu sürenin zorunlu hallerde en fazla 1 hafta uzatılabileceği açıkça düzenlenmiştir.

  2. Usul Ekonomisi ve Anayasal İlkeler (HMK m. 30 & Anayasa m. 141/4): Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının Anayasal görevidir. Usul kuralları, hakkın elde edilmesini zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı biçimde yorumlanmalıdır.

  3. Başvuru Anı Değil "Sonuçlanma Anı" Esastır: Arabuluculuk başvurusunun dava açma hakkı doğmadan yapılmış olması tek başına dava şartı yokluğu anlamı taşımaz; asıl olan sürecin dava açma süresi/hakkı doğduktan sonra sonuçlanmış (son tutanağın bağlanmış) olmasıdır.

Kararda Öne Çıkan Tesis Edici İlke:

"6325 sayılı Kanun'un uygulanmasındaki amaç ve usul ekonomisi gözetildiğinde; arabuluculuk başvurusu dava açma hakkının doğmasından önce yapılmış olsa da, söz konusu başvurunun dava açma süresi içinde sonuçlanmış olması halinde zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir."

3. Hukuki Sonuçlar ve Uygulayıcılara (Avukat ve Arabuluculara) Tavsiyeler

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bu uyuşmazlık giderme kararı, şekilci yaklaşımlar nedeniyle davaların usulden reddedilmesinin ve tarafların zaman kaybı yaşamasının önüne geçmektedir.

Uygulamadaki Kritik Yansımalar:

  • Dava Şartı Yönünden: Arabuluculuk başvuru tarihinin erken yapılmış olması davanın dava şartı yokluğundan reddini gerektirmez. Mahkemece bakılması gereken tarih, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihtir.

  • Süre Yönetimi: Kiraya verenler, dava açma süresi başlamadan hemen önce arabuluculuğa başvurarak, dava açma süresi girdiğinde arabuluculuk sürecini tamamlamış olarak doğrudan dava açabilirler.

  • İçtihat Birlikteliği: Tüm Bölge Adliye Mahkemeleri ve İlk Derece Mahkemeleri açısından bu karar bağlayıcı bir uygulama birliği sağlamıştır.

4. Karar Metninden İlgili Bölüm

"Açıklanan sebeplerle; 6098 sayılı Kanun'un 350. maddesi uyarınca, açılacak olan ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun; tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra diğer bir anlatımla dava açma süresi içerisinde sonuçlanması halinde zorunlu arabuluculuk başvurusunun süresinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın açıklandığı şekilde giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır."

KARAR:

  1. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine,

  2. Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,

  3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Sonuç

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2026/2725 E. ve 2026/3805 K. sayılı bu kararı, kira hukukunda dava şartı arabuluculuk süreçlerini pratikleştiren ve usul ekonomisine katkı sağlayan son derece isabetli bir adımdır. Arabulucuların ve uygulayıcı avukatların dosyalarında taraf hak kayıplarını önlemek adına "son tutanak tarihini" esas almaları yeterli olacaktır.


Yazıyı paylaşın