12. Yargı Paketi kapsamında yapılan yasal düzenlemelerle, Türk hukukunda önemli bir yere sahip olan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi değiştirildi.
Yapılan düzenlemeyle birlikte, uzun yıllardır uygulanan sabit kanuni faiz anlayışı yerine, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) reeskont oranlarına endeksli ve dinamik bir faiz hesaplama modeli benimsendi.
Peki, bu düzenleme ne anlama geliyor? Reeskont nedir, kanunun eski ve yeni hali arasındaki farklar nelerdir ve arabuluculuk süreçlerine nasıl yansıyacak? Detayları sizler için derledik.
1. Reeskont Oranı Nedir?
Hukuki düzenlemenin temelini oluşturan reeskont, kelime anlamıyla "iskonto edilmiş bir senedin yeniden iskonto edilmesi" demektir.
Ekonomik ve hukuki terim olarak reeskont oranı; bankaların ellerinde bulunan kısa vadeli senet veya senet niteliğindeki kıymetleri, likidite sağlamak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na kırdırdıklarında (iskonto ettirdiklerinde) TCMB tarafından uygulanan faiz oranıdır.
TCMB’nin kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı, piyasadaki faiz dinamiklerini, enflasyonist ortamı ve para politikasını doğrudan yansıtan en temel göstergelerden biri kabul edilir.
2. Düzenlemeden Önceki Durum (3095 Sayılı Kanun Madde 1'in Eski Hali)
3095 sayılı Kanun’un 1. maddesinin düzenlemeden önceki metni şu şekildeydi:
Eski MADDE 1 – 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde yirmidört oranı üzerinden yapılır. Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde altmışına kadar indirmeye veya dört katına kadar artırmaya yetkilidir.
Eski Durumun Özeti: Taraflar sözleşmede aksini kararlaştırmadığı sürece kanuni faiz oranı sabit %24 olarak uygulanmaktaydı. Güncellenmesi ancak Cumhurbaşkanı Kararı ile mümkündü. Bu durum, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde sabit oranın ekonomik gerçeklerin gerisinde kalmasına neden olabiliyordu.
3. 12. Yargı Paketi İle Getirilen Düzenleme (Yeni Hal)
Yargı Paketi’nin 10. maddesi ile 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi şu şekilde yeniden düzenlenmiştir:
Yeni MADDE 1 – “11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.”
Yeni Sistemin Çalışma Mantığı:
Temel Esas: Yılın başında uygulanacak kanuni faiz; TCMB'nin önceki yılın 31 Aralık günündeki kısa vadeli reeskont oranının %80'i olarak hesaplanacaktır.
Yıl İçi Güncelleme Mekanizması: Eğer 30 Haziran tarihindeki reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık tarihindeki orandan 5 puan veya daha fazla değişkenlik gösterirse (artar veya düşerse), yılın ikinci yarısında (1 Temmuz - 31 Aralık arası) 30 Haziran'daki oranın %80'i esas alınacaktır.
4. Eski ve Yeni Düzenlemenin Karşılaştırması
| Kriter | Eski Düzenleme | Yeni Düzenleme (12. Yargı Paketi) |
| Faiz Belirleme Esası | Sabit Oran (%24) veya CB Kararı | TCMB Reeskont Oranına Endeksli (%80'i) |
| Esas Alınan Tarih | Sabit / Kararname Tarihi | Önceki Yılın 31 Aralık Günü |
| Ara Güncelleme | Sadece CB Kararnamesi ile | 30 Haziran'da 5 puan veya üzeri değişim varsa otomatik |
| Ekonomik Uyum | Statik (Piyasadan bağımsız kalabiliyordu) | Dinamik (Piyasa koşullarına paralel) |
5. Arabuluculuk ve Hukuk Pratiğine Etkileri
Arabuluculuk görüşmelerinde tarafların sıklıkla müzakere ettiği hususlardan biri de asıl alacağa uygulanacak faiz türü ve miktarıdır.
Belirsizliklerin Önüne Geçilmesi: Taraflar sözleşmede veya arabuluculuk anlaşma belgesinde açıkça bir faiz oranı kararlaştırmadıklarında, uygulanacak kanuni faiz piyasa gerçeklerine daha uygun bir seviyede otomatik olarak hesaplanacaktır.
Hak Kayıplarının Önlenmesi: Alacaklının enflasyon ve yüksek faiz ortamında sabit faiz oranları yüzünden uğradığı zararlar azalacak; borçlu ile alacaklı arasındaki adil denge korunacaktır.
Anlaşma Tutanaklarına Yansıması: Arabulucuların, tanzim edecekleri anlaşma belgelerinde "Yasal faizi ile ödenmesi..." şeklinde ibareler kullanırken, dönemsel değişebilen reeskont oranlı bu yeni hesaplama modelini dikkate almaları gerekecektir.