PROFESYONEL ARABULUCULUK HİZMETLERİ
Hukuk

İcra Takibi Hakem Heyetine Engel Değil | Yargıtay

26.07.2026 36 okuma
İcra Takibi Hakem Heyetine Engel Değil | Yargıtay

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bir alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olmasının, aynı alacakla ilgili olarak Tüketici Hakem Heyetine başvurulmasına engel oluşturmayacağına karar verdi.

Yargıtay’ın E. 2026/5101, K. 2026/3617 sayılı kararında, icra takibi ile Tüketici Hakem Heyeti başvurusunun birbirine derdestlik, diğer bir ifadeyle görülmekte olan aynı uyuşmazlığın yeniden gündeme getirilmesi sonucunu doğurmayacağı belirtildi.

Tüketici uyuşmazlıkları, alacakların tahsili ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri açısından önem taşıyan karar, Eskişehir arabulucu desteğine ihtiyaç duyan taraflar bakımından da dikkatle değerlendirilmesi gereken hukuki sonuçlar içermektedir.

Uyuşmazlığın Arka Planı

İzmir’de faaliyet gösteren bir emlakçı, tahsil edemediğini ileri sürdüğü 104.250,00 TL tutarındaki komisyon alacağı için öncelikle icra takibi başlattı.

Borçlunun icra takibine itiraz etmesi üzerine takip durdu. Alacak miktarının, başvurunun yapıldığı 2025 yılı için Tüketici Hakem Heyetine başvuruda geçerli olan parasal sınırın altında kalması nedeniyle emlakçı, aynı alacakla ilgili olarak Tüketici Hakem Heyetine başvurdu.

Tüketici Hakem Heyeti tarafından başvurunun reddedilmesi üzerine uyuşmazlık İlk Derece Mahkemesine taşındı. Mahkeme, aynı alacakla ilgili daha önce icra takibi başlatılmış olmasını derdestlik gerekçesi olarak değerlendirerek Hakem Heyeti kararını onadı.

Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına temyiz yoluna başvurdu.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin değerlendirmesini usul ve yasaya aykırı bularak kararı kanun yararına bozdu.

Kararın tam metnine 24 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay kararından ulaşılabilir.

Yargıtay’ın Gerekçesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın temelinde icra takibinin derdest bir dava olarak kabul edilip edilemeyeceği sorununun bulunduğunu belirtti.

Derdestliğin oluşabilmesi için aynı taraflar arasında, aynı dava konusu ve aynı dava sebebine dayanan daha önce açılmış bir davanın görülmeye devam ediyor olması gerekir.

Ancak icra takibi, görülmekte olan bir dava niteliğinde değildir. Bu nedenle yalnızca icra takibi başlatılmış olması, daha sonra Tüketici Hakem Heyetine başvurulmasına veya Hakem Heyeti kararına karşı dava açılmasına tek başına engel oluşturmaz.

Yargıtay kararında ayrıca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tarafların İcra ve İflas Kanunu’ndan doğan haklarının saklı tutulduğuna dikkat çekildi.

Buna göre taraflar, gerekli şartların bulunması hâlinde hem icra takibi başlatabilir hem de Tüketici Hakem Heyetine başvurabilir.

İcra Takibi ile Hakem Heyeti Başvurusu Derdestlik Oluşturmaz

Yargıtay, icra takibi ile Tüketici Hakem Heyeti başvurusunun birbirinden farklı hukuki yollar olduğunu açıkça ortaya koydu.

Aynı alacakla ilgili olarak önce icra takibi başlatılması, ardından Tüketici Hakem Heyetine başvurulması tek başına derdestlik oluşturmaz.

Mahkemenin uyuşmazlığı yalnızca daha önce icra takibi başlatıldığı gerekçesiyle reddetmesi doğru değildir. Mahkeme tarafından tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmeli, uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmelidir.

Yargıtay bu gerekçelerle İlk Derece Mahkemesi kararını, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.

2025 Yılı Tüketici Hakem Heyeti Parasal Sınırı

Karara konu Tüketici Hakem Heyeti başvurusu 2025 yılında yapılmıştır.

2025 yılı için değeri 149.000,00 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru yapılabilmekteydi.

Uyuşmazlığa konu 104.250,00 TL tutarındaki komisyon alacağı da 2025 yılı için geçerli olan parasal sınırın altında kalmıştır.

2025 yılı Tüketici Hakem Heyeti parasal sınırı hakkında ayrıntılı bilgiye Ticaret Bakanlığının resmî açıklamasından ulaşılabilir.

Güncel Parasal Sınır Notu

Tüketici Hakem Heyeti parasal sınırları her yıl yeniden belirlenmektedir. 2026 yılında değeri 186.000,00 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru yapılması gerekmektedir.

Bu nedenle yeni bir başvuru yapılırken uyuşmazlığın gerçekleştiği ve başvurunun yapıldığı dönemde geçerli olan güncel parasal sınırlar mutlaka kontrol edilmelidir.

Yargıtay Kararı Neden Önemli?

Karar, icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle alacağını tahsil edemeyen kişilerin, gerekli yasal şartların bulunması hâlinde Tüketici Hakem Heyeti yoluna da başvurabileceğini göstermektedir.

Bununla birlikte Yargıtay, emlakçının gerçekten komisyon ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda bir karar vermemiştir. Bozma kararı, yalnızca icra takibi ile Tüketici Hakem Heyeti başvurusu arasındaki hukuki ilişkiye ve derdestlik değerlendirmesine ilişkindir.

Komisyon alacağının bulunup bulunmadığı, aracılık sözleşmesinin geçerliliği ve tarafların taleplerinin haklılığı gibi konuların uyuşmazlığın esasına girilerek ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Tüketici uyuşmazlıklarında hangi başvuru yolunun kullanılacağı; uyuşmazlığın konusu, tarafların sıfatı ve parasal değeri dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu konuda Eskişehir tüketici arabuluculuğu sayfamızdan ayrıntılı bilgi alınabilir.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Her tüketici uyuşmazlığında doğrudan arabuluculuğa başvurulması gerekmez. Uyuşmazlığın parasal değeri Tüketici Hakem Heyeti görev alanında kalıyorsa öncelikle Hakem Heyeti başvuru yolu değerlendirilmelidir.

Tüketici Hakem Heyetinin görev alanı dışında kalan ve kanunda belirtilen tüketici uyuşmazlıklarında ise dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı olabilir.

Taraflar, zorunlu arabuluculuk kapsamına girmeyen ancak üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında ihtiyari arabuluculuk yöntemini de değerlendirebilir.

Başvurunun nasıl yapıldığı, toplantı süreci ve hazırlanması gereken belgeler hakkında arabuluculuk süreci ve başvuru sayfamızdan bilgi edinilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra takibi Tüketici Hakem Heyetine başvuruya engel midir?

Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararına göre yalnızca icra takibi başlatılmış olması, aynı alacakla ilgili Tüketici Hakem Heyetine başvurulmasına engel oluşturmaz.

İcra takibi derdest bir dava sayılır mı?

İcra takibi tek başına görülmekte olan bir dava olarak kabul edilmez. Bu nedenle icra takibi ile Tüketici Hakem Heyeti başvurusu birbirine derdestlik oluşturmaz.

Tüketici Hakem Heyeti başvuru sınırı hangi tarihe göre belirlenir?

Parasal sınırlar her yıl yeniden belirlenmektedir. Başvuru yapılırken uyuşmazlık ve başvuru tarihi bakımından geçerli olan parasal sınır kontrol edilmelidir.

Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu mudur?

Her tüketici uyuşmazlığında arabuluculuk zorunlu değildir. Uyuşmazlığın değeri Tüketici Hakem Heyeti sınırının altında kalıyorsa Hakem Heyeti görevli olabilir. Sınırın üzerindeki ve kanunda belirtilen bazı tüketici uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekebilir.

Sonuç

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, icra takibi başlatılmasının aynı alacakla ilgili olarak Tüketici Hakem Heyetine başvurulmasına engel olmadığına karar vermiştir.

İcra takibi ile Tüketici Hakem Heyeti başvurusunun birbirine derdestlik oluşturmadığı belirtilmiş ve İlk Derece Mahkemesinin şekli gerekçelerle verdiği karar kanun yararına bozulmuştur.

Her uyuşmazlığın konusu, parasal değeri ve hukuki niteliği farklı olduğundan başvuru yapılmadan önce somut olayın ayrıca değerlendirilmesi önemlidir.

Eskişehir’de tüketici uyuşmazlıkları ve arabuluculuk süreçleri hakkında bilgi almak için ABE Arabuluculuk ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut uyuşmazlık kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Yazıyı paylaşın