İş hukuku uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk kurumu, dava açılmadan önce tarafların anlaşmaya varmasını amaçlayan temel bir dava şartıdır. Ancak uygulamada arabuluculuk başvuru formunda yazılan ancak arabuluculuk son tutanağına yansımayan ve müzakere edilmeyen alacak kalemlerinin durumu sıkça tartışma konusu olmaktadır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararını inceleyen Yargıtay, arabuluculukta hangi belgenin esas alınması gerektiği hususunda son derece net bir ilke ortaya koymuştur. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen bir işçinin fark alacakları ve ilave tediye talebine ilişkin bu emsal karar, hem işçi ve işveren vekilleri hem de arabulucular için kritik ipuçları barındırmaktadır.
1. Uyuşmazlığın Konusu ve Dava Süreci
Davacının, alt işveren bünyesindeyken asgari ücretin %200 fazlası olan ücretinin kadroya geçiş sürecinde de korunduğunu ancak eksik ödendiğini iddia ederek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının tahsilini talep etmesiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi; arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde taraflar arasında ilave tediye alacağına dair herhangi bir görüşme yapılmadığını, dolayısıyla 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu anlamında bu kalem yönünden dava şartı arabuluculuk koşulunun yerine getirilmediğini tespit etmiştir. Bu doğrultuda ilave tediye alacağı usulden reddedilmiş, fark ücret ve fark ikramiye alacakları ise kısmen kabul edilmiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddi üzerine dosya Yargıtay taşınmıştır.
2. Yargıtay'ın Arabuluculuk Yaklaşımı ve Gerekçesi
Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinde, uyuşmazlığın çözümü için şu yasal dayanaklara dikkat çekilmiştir:
Sadece Son Tutanak Esastır: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 5. maddesi ve 7036 sayılı Kanun'un 3/21. maddesi gereğince, arabuluculuk faaliyeti kapsamında düzenlenen belgelerden sadece son tutanağın kullanılmasına yasal izin verilmiştir.
Başvuru Formu Tek Başına Yeterli Değildir: Dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu, başvuru formundaki beyanlara göre değil, yalnızca son tutanak esas alınarak belirlenir. Bu nedenle başvuru formunda yer alan bir alacak kaleminin müzakere edilip edilmediği ancak son tutanak ile anlaşılabilir.
İmza ve İtiraz Olmaması: Davacı vekilinin son tutanağın içeriğine herhangi bir itirazda bulunmaksızın tutanağı imzaladığı gözetildiğinde, görüşülmeyen ve müzakere edilmeyen bir alacak kalemi için dava şartının gerçekleştiğinden söz edilemeyecektir.
Bu gerekçelerle Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
3. Uygulama İçin Çıkarılacak Dersler
Arabuluculuk Görüşmelerinde Titizlik: İşçi vekilleri, arabuluculuk başvuru formunda yer alan tüm alacak kalemlerinin (fark ücret, ikramiye, ilave tediye, kıdem/ihbar tazminatı vb.) arabuluculuk görüşmeleri sırasında ele alındığından ve son tutanağa açıkça geçirildiğinden kesinlikle emin olmalıdır.
Tutanak Kontrolü: Tutanağın imzalanmasından önce, dava açılması planlanan tüm kalemlerin tutanak metninde yer alıp almadığı kontrol edilmeli; müzakere edilmeyen kalemler için dava şartı yokluğu riskinin bulunduğu unutulmamalıdır.
Yargıtay 9. HD 2025/5852 E. 2025/1243 K.