İş hukukunda dava şartı arabuluculuk uygulaması, uyuşmazlıkların hızlı ve etkin bir şekilde çözüme kavuşturulması amacıyla 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile hayatımıza girmiştir
Anayasa Mahkemesi (AYM), 6 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/52228 başvuru numaralı emsal kararıyla; dürüstlük kuralı ve kabul edilebilir yanılgı çerçevesinde yapılan taraf değişikliği (HMK m. 124) hallerinde, dava açılmadan önce gerçek işverene başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının (Anayasa m. 36) ihlali olarak kabul etmiştir
Somut Olayın Özet Geçmişi
Başvuruya konu olayda süreç şu şekilde işlemiştir:
İş Akdinin Feshi ve Arabuluculuk Başvurusu: Temizlik işçisi olarak çalışan başvurucu, iş akdinin feshedilmesi üzerine işvereni olduğunu bildiği "...... A.Ş" aleyhine dava şartı arabuluculuk sürecini başlatmış ve tarafların anlaşamaması üzerine 9/8/2019 tarihinde son tutanak düzenlenmiştir
. İşe İade Davası ve Taraf Değişikliği Talebi: Başvurucu, 19/8/2019 tarihinde işe iade davası açmıştır
. Davalı şirket vekili cevabında, gerçek işverenin "....... A.Ş." olduğunu, bu şirketle arabuluculuk yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur . Bunun üzerine başvurucu vekili; iki şirketin adresleri, yöneticileri ve ortaklarının aynı olduğunu, aralarında organik bağ bulunduğunu ve işçinin unvanda yanılmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığını belirterek HMK m. 124 uyarınca iradi taraf değişikliği talep etmiştir . Yerel Mahkeme Kararı: Kocaeli 4. İş Mahkemesi, taraf değişikliği talebini kabul ederek başvurucuya gerçek işverene karşı arabuluculuk sürecini tamamlaması için süre vermiştir
. Yeni şirketle yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine düzenlenen son tutanak mahkemeye sunulmuş, yargılama neticesinde davanın kabulüne ve işe iadeye karar verilmiştir . Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararı: Davalı şirketin istinaf başvurusu üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi; dava açılmadan önce davalı şirkete karşı arabulucuya başvurulmadığını, zorunlu arabuluculuk dava şartının HMK m. 124 uygulanarak sonradan tamamlanamayacağını gerekçe göstererek yerel mahkeme kararını kaldırmış ve davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmiştir
. Bireysel Başvuru: Başvurucunun vefatı üzerine mirasçıları tarafından sürdürülen süreç Anayasa Mahkemesine taşınmıştır
.
Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi ve Hukuki Gerekçesi
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, oybirliğiyle verdiği 18/2/2026 tarihli kararında şu temel ilkeleri ortaya koymuştur
1. Mahkemeye Erişim Hakkı ve Ölçülülük İlkesi
Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı, kişilerin uyuşmazlıkları mahkeme önüne taşıyabilmesini ve adil bir yargılama ile karara bağlanmasını güvence altına alır
. Usul kurallarının uygulanmasında mahkemelerin, yargılamanın hakkaniyetine zarar verecek düzeyde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülen şartları tamamen ortadan kaldıracak aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir
.
2. HMK m. 124 (Taraf Değişikliği) ile Dava Şartı Arabuluculuğun İrtibatı
HMK’nın 124. maddesinin (3) ve (4). fıkraları; dürüstlük kuralına aykırı olmayan veya kabul edilebilir bir yanılgıya dayanan taraf yanlışlıklarında karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkime taraf değişikliğini kabul etme yetkisi vermektedir
. Bu hükmün amacı, usulü eksiklikler sebebiyle işin esasına girilmesinin engellenmesini önlemek ve mahkemeye erişim hakkını korumaktır . Somut olayda iki şirketin yetkilileri, adresleri ve ortakları aynıdır (organik bağ)
. Hatta her iki şirket adına arabuluculuk görüşmelerine katılan avukat dahi aynı kişidir . Bu durumda işçinin gerçek işveren unvanında yanılması dürüstlük kuralı kapsamında "kabul edilebilir bir yanılgı"dır .
3. Yargıtay İçtihadı ile Uyum
Anayasa Mahkemesi kararında, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin güncel içtihatlarına da (Örn: E.2023/13746, K.2023/18101) atıfta bulunarak; HMK m. 124 uyarınca yapılan iradi taraf değişikliğinden önce veya mahkemenin verdiği süre içinde yeni davalıya karşı arabuluculuk başvurusunda bulunularak sürecin tamamlanması halinde arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılması gerektiği vurgulanmıştır
. Bölge Adliye Mahkemesinin, şirketler arasındaki organik bağı ve işçinin dürüst niyetini gözetmeksizin katı ve şekilci bir yorumla davayı reddetmesi, başvurucuya aşırı bir külfet yüklemiş ve mahkemeye erişim hakkını orantısız şekilde sınırlandırmıştır
.
Kararın Sonuçları ve Giderim
Anayasa Mahkemesi incelemesi sonucunda
Başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir
. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesine iletilmek üzere Kocaeli 4. İş Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir
.
Arabulucular, Uygulayıcılar ve İş Hukuku Avukatları İçin Çıkarımlar
Bu emsal AYM kararı, arabuluculuk ve iş hukuku pratiği açısından hayati öneme sahip mesajlar içermektedir:
Şirketler Arası Organik Bağ ve Unvan Yanılgıları: İşçi tarafından arabuluculuk sürecinde işveren unvanının eksik veya yanlış belirtilmesi durumunda; şirketler arasında adres, ortak veya yönetici birliği gibi organik bağlar varsa, bu durum "kabul edilebilir yanılgı" olarak değerlendirilmelidir
. Arabuluculuk Dava Şartının Tamamlanması: Dava aşamasında HMK m. 124 uyarınca taraf değişikliği yapıldığında, mahkemece verilen süre içerisinde yeni tarafla arabuluculuk sürecinin işletilip anlaşamama tutanağının dosyaya sunulması dava şartını karşılamaktadır
. Usulü Şekilcilik Yerine Hak Arama Özgürlüğü: Karar, arabuluculuk sürecinin katı bir engelleme aracına dönüştürülmesini önlemekte; hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkını usulü şekilciliğin üstünde tutmaktadır
.