PROFESYONEL ARABULUCULUK HİZMETLERİ
İş Hukuku

Yargıtay Kararı: Arabuluculuk Son Tutanağı İşvereni Temerrüde Düşürür mü?

03.08.2026 279 okuma
Yargıtay Kararı: Arabuluculuk Son Tutanağı İşvereni Temerrüde Düşürür mü?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 15.12.2025 Tarihli Emsal Kararı İncelemesi

(Esas No: 2025/8508, Karar No: 2025/9902)

1. Giriş: Arabuluculuk Süreci Sadece Bir Usul Şartı mıdır?

İş hukukunda uygulanan dava şartı arabuluculuk, sadece mahkemelerin iş yükünü hafifleten ve tarafları bir araya getiren bir uyuşmazlık çözüm yöntemi değildir. Aynı zamanda maddi hukuk bakımından da faiz başlangıcı, muacceliyet ve temerrüt gibi son derece kritik hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

Pratikte sıkça karşılaşılan "İşverene dava açmadan önce noterden ihtarname çekilmesi şart mıdır?" veya "Arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğinde işveren temerrüde düşmüş sayılır mı?" soruları, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 15.12.2025 tarihli yeni kararı (E. 2025/8508, K. 2025/9902) ile netlik kazanmıştır.

Bu makalemizde, Yargıtay’ın söz konusu kararı çerçevesinde arabuluculuk son tutanağının temerrüt etkisi, miktar belirtme zorunluluğunun bulunmaması ve görüşmelere katılmayan işverenin durumu detaylıca ele alınmıştır.

2. Karara Konu Olayın Özeti

Ceyhan 1. İş Mahkemesi ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi süreçlerinin ardından Yargıtay önüne gelen uyuşmazlıkta; davacı işçi (römorkör kaptanı), iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ikramiye ve fazla çalışma gibi işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Yargılama esnasında alacakların hesaplanması, sorumluluk süreleri ve faiz başlangıç tarihleri tartışma konusu olmuştur. Davacı vekili, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması sonrasında açtığı davada faizlerin arabuluculuk/fesih tarihlerinden itibaren başlatılmasını talep etmiştir.

3. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin Emsal Değerindeki Tespiti

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyanın temyiz incelemesinde arabuluculuk son tutanağının işvereni temerrüde düşürme işlevi hakkında şu tarihi ilke kararına imza atmıştır:

💬 Yargıtay Karar Metninden:

"Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez.

Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde, dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir.

Bu sonuç, davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir."

4. Kararın Arabuluculuk Hukuku Yönünden 4 Temel Vurgusu

Karardan elde edilen ve arabuluculuk pratiğine yön veren kritik hukuki ilkelere dikkat edilmelidir:

1️⃣ Arabuluculuk Son Tutanağı İhtarname Yerine Geçer

İşçinin işvereni temerrüde düşürmek için ayrıca noter kanalıyla bir ihtarname göndermesine gerek yoktur. Dava şartı veya ihtiyari arabuluculuk başvurusu yapılması ve sürecin anlaşamama son tutanağı ile tamamlanması, borçluya yapılmış resmi bir ihtar ve temerrüt bildirimi hükmündedir.

2️⃣ Tutanağın Düzenlendiği Tarih Temerrüt Tarihidir

İşveren, anlaşamama son tutanağının imzalandığı/düzenlendiği tarih itibarıyla temerrüde düşer. Dolayısıyla, mevzuat gereği (örneğin kıdem tazminatı hariç diğer alacaklar için) temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gereken durumlarda son tutanak tarihi esas alınmalıdır.

3️⃣ Alacak Miktarlarının (Rakam) Belirtilmesi Zorunlu Değildir

Yargıtay açıkça belirtmiştir ki; ne ihtarnamede ne de arabuluculuk başvuru/son tutanağında talep edilen alacakların kesin tutarlarının (rakamsal miktarının) yazılması şart değildir. İşçinin muaccel olan alacak kalemlerini (örneğin: "Kıdem tazminatı, Yıllık İzin Ücreti, İkramiye" şeklinde) tek tek kalem olarak belirtmiş olması temerrüdün oluşması için yeterlidir.

4️⃣ Görüşmelere Katılmayan İşveren de Temerrüde Düşer

İşverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk toplantılarına katılmaması veya süreci pasif bırakması onu temerrüt sonuçlarından kurtarmaz. İşveren katılmasa dahi arabulucu tarafından düzenlenen anlaşamama son tutanağının tarihi itibarıyla temerrüt gerçekleşmiş olur.

5. Uygulayıcılar İçin Pratik Tavsiyeler & Arabuluculuk Stratejisi

🔹 Arabulucular İçin:

  • Son Tutanakta Alacak Kalemlerini Açıkça Yazın: Arabuluculuk son tutanağı düzenlenirken tarafların uzlaşamadığı hususların sadece kanun maddesi olarak değil, "Kıdem Tazminatı, Yıllık Ücretli İzin, Fazla Çalışma Ücreti, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti" şeklinde kalem kalem ve net olarak tutanağa geçirilmesi ileride doğacak faiz uyuşmazlıklarını önler.

🔹 İşçi Vekilleri / Avukatlar İçin:

  • Dava açarken yıllık izin veya diğer işçilik alacakları için faiz başlangıcını dava tarihi yerine arabuluculuk son tutanak tarihi olarak talep edebilirsiniz.

  • Başvuru formunda alacak kalemlerini tek tek saymaya özen gösterin (tutarlarını belirtmeseniz dahi kalem isimlerinin açıkça yer alması temerrüt için yeterlidir).

🔹 İşverenler Ve İK Yöneticileri İçin:

  • Arabuluculuk davetlerine katılmamak faiz riskini ortadan kaldırmaz.

  • Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği gün itibarıyla temerrüdün başlayacağını bilerek risk analizi yapılmalı ve uzlaşma olanakları değerlendirilmelidir.

6. Sonuç

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 15.12.2025 tarihli 2025/8508 E., 2025/9902 K. sayılı kararı; arabuluculuk müessesesinin sadece davadan önceki bir engel olmadığını, doğrudan borçlu işvereni temerrüde düşüren ve faiz başlangıcına esas teşkil eden güçlü bir hukuki enstrüman olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.


Anahtar Kelimeler: Arabuluculuk son tutanağı, temerrüt tarihi, faiz başlangıcı, işçilik alacakları, ihtarname şartı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi.

Yazıyı paylaşın